headerphoto

adopt your own virtual pet!

internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz. 

8/5/2008

Gerçek, hayal yoksa rüya...(3)

BİR HAYAL GEÇTİ ÜZERİMDEN-3

(Gecenin sancısı)

 

Sancılı geçen gecenin izleri yer yer hüküm sürmekteydi. Uyandığımda ilk düşündüğüm gece olan biten oldu. Henüz tam uyanamamanın verdiği bir durum mu bu yoksa. Uyandım, uyanacağım, uyanıyorum derken. Düşünmeden edemiyorum gece bana dokunduğunu hissettiğim o küçük elleri.

Günün ilk ışıklarını, selamladıktan sonra uymuş olmanın verdiği bir yorgunluk muydu üzerimdeki, yoksa gece ki koşturmaca gerçek miydi?

Kalktığımda ancak gün ortasına yetişebilmiştim. Yorgundum ama huzurluydum… İçimde sıcak bir sevginin huzmeleri vardı. Sanki, yeni bir filiz sürgün vermekteydi.

Titrek bir duygu vardı tam kalbimin üzerinde, bir mum ışığının alevi gibiydi… Her an sönecekmiş gibi ama sönmemek için direnen yer yer küçülüp büyüyen ancak karanlığa teslim olmayan bir alevin titrek sıcaklığı…

Bir heyecan vardı içimde bilmediğim ve görmediğim bir yere gitmiş. Daha önce yaşamadığım lezzetleri tatmıştım sanki. Evet, kafam karışıktı belki ama gönlümde ona nazaran bir sükunet hakimdi. Ve ben şuan akılımın karışıklığından, mantığımın bulanıklığında sıyrılıp, gönül sularında dümen çevirmek, yelken açmak istiyordum. Ama bulanık olan aklım buna izin vermiyordu. Dönüp bana o huzur dolu anları yaşatan hayale girmeme müsaade etmiyordu. Lakin, direnecektim ben bir anlık huzur için dahi değerdi akıldan sıyrılmaya.

Kelepçelerde, prangalardan, kafeslerden kurtulup uçmak, özgürce kanat çırpmak. Ve havaya duran beni bekleyen o minik ellere konmak…. Bir kuş gibi çarpıyordu kalbim, ökseye takılmış. Kurtulmak için çırpındıkça acıyordu her yerim ama her ne pahasına olursa olsun kurtulmalıydım buradan…. Her ne pahasına mı? Evet, ya pahalıya mal olacaksa? Ökseden kurtulmak isterken kanadını ve ayağını kırıp uçamaz bir durumla karşı karşıya kalmak varsa hesapta? Evet, ya çok canımı acıtacak bu dikenli tarladan geçmek gerekirse, o dikenler her yerimi kanatıp acıtırsa canımı? Yok yok korkuyorum… Yalnız başıma yapabileceğim bir şey değil bu…

Peki beni orda bekleyen o bir çift göz, ona ne diyecektim? Hayır, gitmeliydim. Ben sıcak bir kalbi geri çeviremezdim. Tamam, ama nasıl? Bu iş düşünmeyle, ölçme-biçmeyle olmuyor, ‘Ya nasip deyip yürüyeceksin’ diye bir ses çok derinden içerlerden geldi.

Ve ben başladım yürümeye. Yine bilmiyordum nereye gideceğimi. Yine bilmiyordum yönümü, cihetimi… Sadece yürüyordum, aklımın dur demesine, dön demesine aldırmadan yürüyorum. Zira biliyordum ben bilmesem de nereye gideceğimi bir yürüten vardı hedefe doğru beni.

Kaybolmuştum yine, garip bir sis belirmişti etrafımda, yine gerçekle hayalin koptuğu yerdeydim. Durmuştum bir ses ya da işaret bekliyordum. Neredeydi o? Ya bu sefer gelmezse? Acaba seslense miydim ona? Yok, daha önce hiç seslenmemiştim ki, hem ne diyecektim?

Yürüyecek halim ve takatim kalmamıştı birden. Gelmeyecek fikri tüketmişti tüm şevkimi. Bulunduğum yere oturdum, yok yok oturmak değil yığıldım kaldım. Başım önümde nemli gözlerle beklemeye başladım. Daha önce hiç bu kadar bekletmemişti. Gelmeyecek miydi?

Tam ümidim tükenmek üzereyken, o minik elleriyle omzuma dokundu. Bakışlarımı arkama çevirdiğimde gelenin o olduğunu gördüm. Ona doğru dönünce ben ‘Baba’ deyip sarıldı boynuma birden. Ben de ona sarıldım sıkıca, bu defa ben de daha sıkı sarılıyordum ayrılmak istemiyordum zira. Ilık ılık bir esinti yayıldı tüm bedenime, bir sekine inmişti üzerime. O anın bitmemesini istiyordum tüm içtenliğimle. Gerçek miydi bilmiyorum ama huzur verici olduğu kesindi. Sıkıca sarılıyorduk birbirimize. Hiç konuşmadan sadece sarılıyorduk. İlk başta neden geç kaldığı sormak istemiş ancak bu anın tadını bozmamak için vazgeçmiştim.

Kara gözleriyle gözlerimin içine bakıyor. Minik elleriyle saçlarımı okşayıp kokluyordu. Evet, benim küçük Beyza’mdı bu şirin kız.

‘Kalk artık çık şu yataktan tembel seni’ kimdi bu sesin sahibi? Evet, kardeşim ama ben ben neredeydim şuan? O, yok olamaz ben yine kaybetmiştim onu, tam kollarımın arasındaydı… ‘Dışarıda gün ortası oldu hala yatakta tembellik yapıyorsun kalk artık’ evet, gün ortasıydı ama gece karanlığı çökmüştü sineme. “Tamam kalktım” diyip sıyrıldım yatağımdan aşağıya, ayaklarım yere basıyordu ama bir yanım ötede bir yerde kalmıştı.

 

                                   gecenin ardından gelen gün...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Arkadaşlar

  • kırgın
  • NikiMyokBeniM
  • **seastar**
  • sweetgirl
  • alacakaranligim
  • matematikseven
  • nacarim65
  • serseriasik1989
  • mucahid23
  • sadness56___
  • fenveteknoloji
  • sadness56
  • 190358
  • sakacikiz
  • tatlicadiler__
  • sultanis
  • Fâni-Nidâ
  • Mekan

  • İstanbul Hava Durumu EkleBunu RSS Ekle Butonu Sivas Hava Durumu
    Turk Blog Yazarlari üzerinde benzer fotoğraflar bulun

    Zirve100 Zirve100 Site istatistikleri

    Find more music like this on Turk Blog Yazarlari

    internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.





    View my page on Turk Blog Yazarlari
    Bloglar Alemi

    SiteEkle.Com.Tr

    İslamiyet, Hz. Muhammed sav, Kur'an, Hadis, İlahiler, Ezgiler, Fıkıh, Başörtüsü, İslam Ansiklopedisi, Evliyalar, Peygamberler Yazılarımı kaynak göstererek paylaşabilirsiniz. Tüm hakkım saklıdır.