headerphoto

adopt your own virtual pet!

internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.

30/10/2008

Çocuklarımız...


En güzel masumiyet bu...

ÇOCUK İSTİSMARI


(Çocuk İstismarına Hayır)

               Her geçen gün küreselleşen dünya, yeni krizlerle çalkalanırken bazı şeyler ya görmezden geliniyor ya da üstü kapatılmaya çalışılarak kulak tıkanıyor.

            İşte çocuk istismarı da bunlardan biri. Nedense çocuklarımızı hep istismar edilince hatırlarız. Ve ailenin çiçeği olan çocuklar…

            İstanbul’da doğup büyümüş biri olarak sokaklarda çalışan çocuklara aşinaydım hatta çöpten ekmek toplayan çocukları da bilirdim ama ilk defa Van’da üniversite okurken iki tane çocuğun çöpten ekmek aldıklarını gördüm. İrkildim, kelimenin tam anlamıyla dehşete düşmüştüm. İstanbul’da duyardım ama ilk burada nasıl olurdu bu? Anlayamadım… O gece uykuyu sabaha kadar kovalamıştım. Bunun çocuk istismarı ile ne alakası var di mi? Bu soruyu duyar gibi oldum. Çocuk istismarı sadece fiili olmuyordu bu çocuklar eğitimden uzak bırakılarak da istismar ediliyorlar bence.

            Sadece çocuk sahibi olmak için, çocuk sahibi olan aileler. Elleri tutunca o küçücük ellere kağıt mendil, sakız, baskül ve benzeri şeyleri tutuşturuyorlar ve sokağın içine gönderiyorlardı. O soğuk kaldırımda ne işleri vardı onların. Üstünde-başında da doğru-dürüst bir şey yoktu. Belli ki üşüyordu… ısınmak için ellerini birbirine sürtüyor, yer yer hoplayıp zıplıyordu. Durdum bir zaman izledim onu. Ona baktığımı fark edince “Kibrit verim mi abi?” dedi. Hiç ihtiyacım olmadığı halde birkaç kutu kibrit aldım. Bozuğum yok diyerek de fazladan para verdiydim. Ama ayaklarım gitmiyordu bir türlü. Ve gidemedim de zaten. Döndüm tekrar yanına bir an söyleyecek bir şey bulamadım. “Mendilin var mı senin?” diye sordum o mendili poşetten çıkarırken hangi okulda okuduğunu, kaçıncı sınıfta olduğu, nerde oturduğunu felan sordum. Bu sorularım üzerine “Öğretmen misin abi?” diye sordu. Söylediğine göre durumları iyi değilmiş ama çalışmayı kendisi istemiş. Harçlığını çıkarmak için. Öyle diyordu çünkü ona öyle kabul ettirilmişti. ‘Okumak istiyorsan kendi paranı kazanmalısın’ düşüncesi belli ki damarlarında dolaşıyordu. O da bunun böyle olması gerektiğini söylüyordu.

            Bu çocuk istismarı değil belki –tabi nerden baktığına göre değişir- ama ortada bir takım hakları istismar edilen bir çocuk olduğu muhakkak.

            Bunun dışında sırf üç-beş kuruş para kazansınlar diye sokaklar atılan çocuklar. Okuldan alınıp eğitim hakkı ‘gasp edilen’ çocuklar, daha küçücük birer yavru iken başlık parası için evlendirilen kızlar ve bunların içinde en kötüsü –öyle ki söylemenin bile canımı acıttı- bazı iğrenç, iğrenç ne ki sapıkça-insanlık dışı, duygular ile cinsel yönden istismar edilen çocuklar… Bu iğrençliğe işte çocuk pornosu deniliyor… Tabi bunlar bilinenler bir de tecavüze uğrayan çocuklar var. Daha geçen hafta okuduğum bir haber aklıma geldi şimdi “9 yaşında tecavüze uğradı 13. de töre kurbanı oldu”. Dayanamıyorum, daha fazla yazamayacağım ama yazmak istediklerim söylemek istediklerim daha bitmedi.

            Her türlü sapıklığın mübah görüldüğü bir kavramdır porno kanaatimce. Ama bu bile insanlık suçu olan ve nereden tutarsan tut insanlık dışı olan bu suçu bu fiili kabul etmemeliydi.


           
Okuduğum bir kitabın ilk cümleleri şöyle başlıyordu “Onu bir an yetişkin bir kadın olarak gördüm, gözüm başka bir şey görmüyordu ve ona sahip oldum sonra yaptıklarımı fark ettim. Pişman oldum ama aklım başımda değildi. Komşumuzun 8 yaşındaki kızı yerde yatıyor ve ağlıyordu susturmak için boğazını sıktım, sıktım daha çok sıktım. Artık çırpınmıyordu. Ölmüştü.” bir tecavüzcünün itiraflarıydı bunlar. Okuduğum her kelimede kanım donuyordu. Beynim zonkluyor, damarlarımda akan kan kesif bir hal alıyor ve sanki bir civa yakıcılığına hapsoluyordu. Bunun sebebini de yazıyordu kitapta kendi iğrenç dünyasındaki bazı görüntülerden –işte o adını söylemek istemediğim şeyden- kaynaklanıyordu.

            Yoruldum bu yazı yordu beni. Kim bu insanlık suçunu affedebilir ki?

            Keşke ‘büyüklerimiz’ sadece istismar edildiklerinde değil, istismar edilmeden önce çocuklarımıza ve onların haklarına sahip çıksalar.

            Daha güzel bir dünya düşlüyorum. Çocukların neşeyle koşuştukları ve masum gülüşlerinin hiç silinmediği.

***

Not: Yazı bir bütünlük teşkil etmediği için sizlerden özür dilerim. Sanırım duygularım daha ağır bastı.

Bir dua: Küçük çocuk şöyle diyordu masum ellerini açmış, "Allah'ım seni seviyorum, nolur beni ve benim sevdiklerimi de sen sev ve bizleri dünyadaki kötülüklerden koru." Âmin...



Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Arkadaşlar

  • **seastar**
  • sweetgirl
  • alacakaranligim
  • matematikseven
  • nacarim65
  • mucahid23
  • sadness56
  • Fâni-Nidâ
  • Mekan
  • Fen ve Teknoloji Dünyası
  • İstanbul Hava Durumu EkleBunu RSS Ekle Butonu Sivas Hava Durumu
    Turk Blog Yazarlari üzerinde benzer fotoğraflar bulun

    Zirve100 Zirve100 Site istatistikleri

    Find more music like this on Turk Blog Yazarlari

    internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.





    View my page on Turk Blog Yazarlari
    Bloglar Alemi SiteEkle.Com.Tr
    İslamiyet, Hz. Muhammed sav, Kur'an, Hadis, İlahiler, Ezgiler, Fıkıh, Başörtüsü, İslam Ansiklopedisi, Evliyalar, Peygamberler Yazılarımı kaynak göstererek paylaşabilirsiniz. Tüm hakkım saklıdır.