Dosta özlem...

2008-10-20 21:17:00
<!-- /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} -->

EY DOST

(Unutmadım dostum unutmadım seni)

 

Uzaklardaki dost nasılsın, halin-keyfin nasıldır? Ey dost soğukta mısın, aç mısın, açıkta mısın….Ey dost sensiz yalnızım ve sessizim… Ve...ve..

Evet, dost gittin uzaklara gitmen gerekiyordu ondan gittin ama sensiz buralar zor be dostum, sensiz akşamlar daha bi karanlık sensiz sabahların da tadı yok…

 Bir merhaban yeterdi çoğu zaman, yıkık-dökük halimi düzeltmeye. Bir tek sen vardın şu dünyada en zor zamanlarımda yanımda olan. Kendime bile küstüğümde, kendimden sırt çevirdiğimde bile bırakmazdın beni…

Ey dost oralarda halin nasıldır? Seni nasıl karşıladılar orda? Hani bir defasında ‘Kardeşim bensizliğe alış’ demiştin. Neden böyle konuştuğunu sorduğumda ‘Yok işte gidiyorum ya’ diye cevap verdiydin. Yok, yok olmuyor dostum alışılmıyor, alışmak istemiyorum, seni unutmak istemiyorum dostum.

Evet, bilirim üzülmemi istemezsin, üzgünüm doğru zaten değilim diyemem sana. Ama üzülmem sadece ayrılığımdan dostum. Sen hep yanımdasın benim ayrılmadın ki yanımdan üzüntüm bunu bazen unutmamdan.. bilirsin hep söylerdim sana çok unutkanım diye. Sen de çok kızardın buna hatta…

Sıkıntılı olduğumda, çözüm aradığımda, çıkmaza düştüğümde hep sana sorardım ne yapayım diye. Sen sadece dinlerdin beni ve çözümü kendi içimde bulmam için yardım ederdin bana. Şimdide sana soruyorum dostum sıkıştığımda, seni dinliyorum, senin ılık iklimine bırakıyorum kendimi. En umutsuz fırtınaların ardından dinlendiğim o limanına sığınıyorum ve sen yine, yine bırakmıyorsun beni karanlıklarda.

Dostum bazen sen dertli olurdun, anlatırdın ben dinlerdim. Her defasında da ‘Seni sıktım’ diye serzenişte bulunurdun. Ah dostum ah, keşke tüm sıkıntılar senin gibi olsa. Dur dur hemen o zamanlarda sıkılmazdım, insan senin gibi dosttan sıkılır mı ki… O zamanlarda da sıkılmazdım ama hatırlarsın bu sözü her söylediğinden sonra kızardım sana…

Mesafelerden değil şikayetim dostum, ama gözden ırak olan… hay aksi bu sözü de hiç sevmezdim bilirsin söylemekten de vazgeçtim.

Alışırsın demene bozulurdum hep ‘Alışırsın zamanla’ derdin ve o şarkıyı söylerdin. Alışılmaz dostum alışılmaz bir dostun yokluğuna alışılmaz. Hani şair der ya buraların sensiz tadı yok. Olmaz be dostum, olmaz buraların tadı olmaz sensiz. Nasıl olur ki dostum? İçtiğim kahvenin, yediğim yemeğin tadı olmazken sensiz nasıl alışırım be dostum, nasıl alışırım?

Ah dostum sen sadece bir dost değil dualarınla beni besleyen bir pınar, bereket getiren bir yağmurdun. Dua çiçekleri sulardın, onları hediye ederdin hep. Şimdi mütevazılığı bırak çok şey öğrendim senden. Her ne kadar sen kendini hiç beğenmesen de…bir de o vardı di mi? Kendinle aran pek iyi değildi dostum, kendin dışında herkesle aran iyiydi ama bir kendinle.. ama biraz biraz başarmıştık sanki kendinle barışık olmanı ha dostum ne dersin? Şimdilerde nasıl aran kendinle dostum? Umarım daha iyidir, evet evet daha iyi olmalı yoksa ne ben ne de bıraktığın çiçekler yaşayamaz susuz… Barışıksındır, barışıksındır dostum…

Evet, özledim seni dostum söylüyorum artık. Senin dostluğun sahip olduğum en değerli şeydi. Şimdi..şimdi… Sensiz değilim zaten dostum ama bu ayrılık.

Özlemleri özlemek en büyük özlemim oldu dostum. Özlettin kendini dostum. Evet, neyse ki haberim var senden. Bilirim az-çok halinden ve de keyfinden. Ama bilir misin dostum bazen hissederim sıkıntılısın derim ve ne zaman bunu hissetsem ‘Ay dede’nin de yüzünde hüzün görürüm. Ve martılar evet martılar haber verir senden, hüzün taşır ve dertlenirim.

Seni üzmedim umarım dostum sadece özlediğim için bunları paylaşmak istedim seninle dostum. Ve unutmadım seni dostum, unutmayacağımda. Esen kal dostum. Allah’a emanet ol.

Ey dost, ey dostum. Duyar mısın sesi mi? Sesim ve soluğum ulaşır mı senin diyarlarına?

684
0
0
Yorum Yaz